Friday, June 09, 2006

Oy oy oy

bu haftada çok hızlı geçti. tipik günüm şudur. sabah 6.45 gibi uyanıyorum. kahvaltı ediyoruz, kahvaltı dediğim, uyduruk zeytin, uyduruk peynir, ekmek, çay, bazen yumurta salam-sucuk kılıklı birşey, sonra bir çay daha bir sigara, sabah haberlerini rusça izliyim haber uydurmaca. 7.30 da evden çıkıp servise biniş, serviste herkese günaydın deme ve işe doğru azerice türküler eşliğinde gidiş ( şöförümüz azeri ). sabah güvenlik minibüsün kapısını açar, içeri bakar, günaydın der, devam ederiz, işe inince kıyafetimi değiştirip, ambara giderim, orda günlük iş programı, kim var kim yok not alıp geri ofise dönüp yazarım. sonra şefle sahaya çıkış, velhasıl geri ofise dönüp öğle yemeği, yemek inanılmaz yağlı bir sebze çorbası ( içindeki sebzelerin ismini bile bilemeyeceğim ), pilav + et ( sakatat demek daha doğru ), et yerine nadiren tavuk da oluyor, salata ( üstüne mayonez dökülmüş, kereviz soğan vs karışımı birşey , öyle marul falan değil yani ), meyve suyu ya da kefir ( bozulmuş ayran ). neyse yemeği yedim çıktım, çay kahve sigara, sonra ofiste pineklemeye başlıyorum, şef birşeylerle meşgulse yanında durup bakınıyorum, o da biryerden sonra sıkıyor, gene sahada dolanıyorum bizimkiler napıyorlar diye, bazen bir hadise oluyor, onu çözmeye gidiyoruz ( ben çözmüyorum da öyle bakıyorum ), ya da kudret abinin birşeyleri görmesi gerekiyor onlara bakmaya gidiyoruz, sonra ben gene çay sigara içip etrafa bakıyorum. genelde 6dan sonra msne giriyorum, surf yapıyorum, lak lak yapıyorum.

pazartesi / çarşamba / cuma akşamları yani 7den sonra, rusça dersimiz var, burda bir çalışanın kız arkadaşı bize rusça öğretiyor, ama haftada 3 saatle karınca hızıyla gidiyoruz. bir de toplantılar oluyor, diğer ekiplerle yapılan, onlara girmeye başladım şimdide, o da adamı 1 saat falan esir ediyor. Takriben eve varış saati 9 diyelim, marketten ıvır zıvır alıp eve gidiyoruz. evde iki kişi daha var benden başka, rusça mtv açıp izliyoruz, ya da rusça film izliyoruz. şu an dvd player'imiz yok. hiç birşey anlamıyoruz, 5 çay, 10 sigara içiyoruz, yapıcak birşey olmadığı için 10da uyuyoruz ( bu yüzden sabah kalkmak dert olmuyor ). buna alternatif ne oluyor mesela, ben arkadaşların evine gidiyorum, onlarla 5 çay 10 sigara içip evime dönüyorum, bazen kız arkadaşımla binbir zahmetle buluşabiliyorum o vakit geçiriyor, ya da çıkışta kudret abi bizi yemeğe götürüyor, çatlayıncaya kadar yiyoruz. bazen de kafeye gidiyorum, orda 10a kadar oturup eve dönüyorum. cuma cumartesi dışında kimse gece dışarı çıkmıyor ( bizimkilerden ), ben de tek gitmedim hiç bir yere, cuma cumartesi soruyorum kim çıkarsa bende çıkıyorum ( aslen bir hafta sonu çıktım ), ya paraları olmuyor, kız arkadaşları olanlar hiç biryere çıkmıyorlar. kahvehane olsa oraya takılırım, o kadar antisosyallik vurdu.

güvenlik konusu şöyle hava kararınca çok dolanmayın dediler, kimsenin başına birşey gelmemiş de, gelebilir genede, hele ki rusçamız yokken hiç şansımız yok, polis yolda durup çevirmiyor, o yönde bir sıkıntı yok, genelde her yere taksiyle gidiyoruz ( ki yürüyerek de heryere gidilir aslında , ama biz hep gece müsait olduğumuzdan ), şehirde gidecek kafe-açık mekan vs yerleri daha öğrenmediğim ve ekibim olmadığı için bu süreç biraz sancılı geçeceğe benziyor. burda bir allah kulu da futbol oynayalım voleybol oynayalıma girmemiş, sahaya bile iki direk dikmeyi akıl etmemişler.

yakın zamanda fotoğraf makinama ulaşıcam ( haftaya ), notebook'um geliyor ( 1 ay içinde ), bunlar eğlence işte bana. en önemlisi ruslarla kaynaşabilmek, deyse burda vakit geçicek gibi değil. tahmin edileceği üzere body'yi bıraktım.

pazar günü izin günümüz, ama hava kapalı ( 10 küsür gündür güneşi görmedik, finlandiyada bile hava burdan daha sıcak ) ne yapıcam bilmiyorum.

yaaa işte böyle.....

4 Yorum

Blogger kofti demişki...

rusca ogreneme cabalarımız devam ediyor, ama bu is biraz zaman istiyor sanırım, he diyince konusamiyacam, cok yavas ilerliyorum, daha cok pratik lazım. rus kızları ögretir demislerdi kulliyen yalan, anliyormussunuz gibi 5 dk suratınıza konusuyorlar, mal mal baka kalıyorsunuz, masayı sandalyeyi ogrendikde, cumle kuramıyoruz haliyle, ingilizceyi ki okuldaydık o zaman, 3 ay sonra konusmaya baslamistim. sabirsizim ondan veryansin ediyorum. simdi ozel hoca olanaklarini arastiyorum.

3:28 PM  
Blogger Egemen Seyfettin Kuscu demişki...

bilader
sen kendinde umut bağla bence. yok mu orada kitabevi falan gibibişey. al ingilizce-rusça basitinden anlatan birşey. akşamlarıda biraz biraz kasarsan ezber vs. daha kolay halledilir gibi. ya da ne bilim yardımı olur. vardır ya kolay konuşma klavuzları falan.basit cümleler...sen meraklı adamsın, kaparsın hemen.
hadi öptüm

10:55 AM  
Blogger kofti demişki...

rusça bilmeden de "ekmek" yiyorum da, haliyle 2-3 oluyor kaçıyorlar sonra. ayrıca güzel yemek yemek benimde hakkım, neyse pazar günü, başka bir yer keşfettim sağlam öğünler vardı.

6:56 PM  
Blogger Gokhan demişki...

Abi o degil de manita yapmissin hic bir aciklama yok soyle ysaptim boyle yaptim adi yekaterinadir soyadisudur budur diye. Ne ketum, ne gizem adamiymissin kardesim

7:44 AM  

Post a Comment

<< Home