Napıyorum ne ediyorum.
gelişmeler :
notebook'um geldi, cam gibi ekranım var ( vaio olur kendisi ) , ama çok kullancak vaktim olmadı diyim. onun dışında 10 gündür burda olan schnedier süpervisorü var, bayağı şey gösterdi, burdaki orta gerilim sistemleri-koruma üzerine bilgim arttı. şimdi honeywellci supervisorde geldi, bina otomasyon sistemleri hakkında da bir fikir sahibi olabileceğim.
10a kadar mesaiye birşey olmadıkça kalmıyorum, rusça dersimiz 3 kişi olarak devam ediyor. rusçam halen zırnık ilerlemedi. gene kadın konusunda bu dil bariyeri yüzünden ilerleme yapamıyoruz. ruslarla zaten konuşamadığımdan konuşmuyorum, ingilizce biliyorlarsa da ingilizce konuşuyorum. bu iş tahminimden çok zor olucak.
hava bir iki gün önce 10 derece civarındaydı. buranın yazı da bu kadarmış, ekime kadar vaktimiz var, sonra ağır bir kış gelicek. iş en erken aralıkta bitecek, yani uzun süre burdayım, ama şikayetçi de değilim, proje bitince türki cumhuriyetlere ya da sibiryaya gitmeyeyim yeter.
akşamları basket oynamaya gidiyorum, ( aslında bugün ilk defa gidecem ), onun dışında, ya eve gidip rusça tv izliyorum, ya da kudret bizi yemeğe götürüyor. en büyük eğlencemiz yemek, ofiste dolap var, içi abur cubur dolu, bir yandan da onları yiyorum, eskiden yaptığım hareketin 5 katı hareket yapmama rağmen kilo verdiğimi sanmıyorum. berbere gidemediğim için saçım uzadı, kestirmeyede üşendim. ama sürekli sakal traşı oluyorum, burda kimsenin sakalı yok, ruslar çok hoş karşılamıyor özellikle kadınları.
şimdi burda yonja kılıklı birşeye fotomu koydum, bu şehre kayıtlı 500 küsür insan varmış, sırayla mesaj atıyorum, durumun vahimliği üzerine bir fikir edinesiniz diye. sokakta yürüyen kızlara da meraba demeye başladım, bakalım daha ne kadar iğrençleşecem.
valla öyle böyle, iyi diyelim iyi olalım.
notebook'um geldi, cam gibi ekranım var ( vaio olur kendisi ) , ama çok kullancak vaktim olmadı diyim. onun dışında 10 gündür burda olan schnedier süpervisorü var, bayağı şey gösterdi, burdaki orta gerilim sistemleri-koruma üzerine bilgim arttı. şimdi honeywellci supervisorde geldi, bina otomasyon sistemleri hakkında da bir fikir sahibi olabileceğim.
10a kadar mesaiye birşey olmadıkça kalmıyorum, rusça dersimiz 3 kişi olarak devam ediyor. rusçam halen zırnık ilerlemedi. gene kadın konusunda bu dil bariyeri yüzünden ilerleme yapamıyoruz. ruslarla zaten konuşamadığımdan konuşmuyorum, ingilizce biliyorlarsa da ingilizce konuşuyorum. bu iş tahminimden çok zor olucak.
hava bir iki gün önce 10 derece civarındaydı. buranın yazı da bu kadarmış, ekime kadar vaktimiz var, sonra ağır bir kış gelicek. iş en erken aralıkta bitecek, yani uzun süre burdayım, ama şikayetçi de değilim, proje bitince türki cumhuriyetlere ya da sibiryaya gitmeyeyim yeter.
akşamları basket oynamaya gidiyorum, ( aslında bugün ilk defa gidecem ), onun dışında, ya eve gidip rusça tv izliyorum, ya da kudret bizi yemeğe götürüyor. en büyük eğlencemiz yemek, ofiste dolap var, içi abur cubur dolu, bir yandan da onları yiyorum, eskiden yaptığım hareketin 5 katı hareket yapmama rağmen kilo verdiğimi sanmıyorum. berbere gidemediğim için saçım uzadı, kestirmeyede üşendim. ama sürekli sakal traşı oluyorum, burda kimsenin sakalı yok, ruslar çok hoş karşılamıyor özellikle kadınları.
şimdi burda yonja kılıklı birşeye fotomu koydum, bu şehre kayıtlı 500 küsür insan varmış, sırayla mesaj atıyorum, durumun vahimliği üzerine bir fikir edinesiniz diye. sokakta yürüyen kızlara da meraba demeye başladım, bakalım daha ne kadar iğrençleşecem.
valla öyle böyle, iyi diyelim iyi olalım.

0 Yorum
Post a Comment
<< Home